Adanmış Ruhların Aşkın Mesai Anlayışı


Soru: Hakka adanmış bir gönlün mesai anlayışı nasıl olmalıdır? Fedakârlığın mesaiye bakan yanı hakkındaki mülahazalarınızı lütfeder misiniz?


“Kendilerine rızık olarak ne lütfetmişsek ondan infak ederler.” (BAKARA 2/3) Ayet-i kerimesinde de görüldüğü üzere, Cenab-ı Hakk’ın bize lütfettiği nimetlerden verebildiğimiz kadar verme bir ufuk ve hedef olarak gösterilmiştir.


Sofiler arasında da dünyadan el etek çekerek hayatlarını inzivada geçirmiş Halvetiler vardır. Onlar göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa, gözlerinin içine başka hayal girmesin diye dünyaya bütünüyle kapılarını kapatmışlardır. Fakat unutulmamalıdır ki, veraset-i nübüvvet yolu bu değildir. Biz o büyük insanların büyüklüklerini takdirle karşılar ve öper başımıza koyarız. Fakat Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enam (Aleyhi Elfü Elfi Salatin Ve Selam) kendi çizgisindeki insanlara mesajını duyururken halk içinde bulunup onlardan gelen sıkıntılara katlanmanın, tek başına inzivaya çekilmekten daha hayırlı olduğunu ifade buyurmuştur.


Dolayısıyla insan, toplumu nazar-ı itibara alacak büyük ve külli projeler geliştirmeli ve bu projeleri gerçekleştirmeye matuf bir gayret içinde olmalıdır. Fakat bütün bunları yapmanın yanında öyle bir mesai tanzimine gitmeli ki, din ve diyanet, kalb ve ruh hayatı adına eksik ve noksanlıklara düşmesin, Allah yolunda gücünün yettiğince koşturmaktan geri kalmasın.


YENİLENME CEHDİ / KIRIK TESTİ 12 / M.Fethullah GÜLEN