Soru: Dindarlık ve dinî hassasiyet tabirlerinin ifade
ettikleri mânâlar nelerdir? İzah eder misiniz?
Dindarlığın, nazarî planda, dinî düsturlara şu veya bu
ölçüde saygılı olmaktan dini kabullenip ona sahip çıkmaya; amelî planda da dini
yaşamaktan onu hayata hayat kılmaya kadar değişik mertebe ve dereceleri vardır.
Dini daha şuurluca yaşayanlar ise ibadet-ü taatlerini her
zaman Cenâb-ı Hakk’ın teftiş ve takdirine sunuyor gibi eda eder, hayatlarını
hep ihsan şuuru içinde yaşarlar.
Dinî hassasiyet sahibi bir mü’minin diğer insanlar
hakkındaki duygu ve düşüncesi şudur: Keşke şu kardeşlerime Allah’ı anlatıp
onların gönüllerinde Allah sevgisini tutuşturabilsem! Keşke onlarda maiyet arzusu
uyarabilsem!
Hâsılı, pörsümüş duygularla ve aradan çıkarma mülâhazasıyla
ibadetlerini yerine getiren bir topluluğun ruhumuzun heykelini dikmesi ve
yeniden bir diriliş kahramanı olması mümkün değildir.
Şayet biz milletçe göz alıcı, inşirah verici ve insanı
büyüleyen bir ruh âbidesi ikame etmek istiyorsak, öncelikle elimize bir balta
alarak kendi benlik âbidemizi yıkmalıyız. Daha sonra da taşı ve toprağı dinin
emir ve nehiyleri, harcı da Cenâb-ı Hakk’ın rızası olan bir âbide ikame etmeliyiz
ki bir daha yıkılmasın.
YENİLENME CEHDİ / KIRIK TESTİ 12 / M.Fethullah GÜLEN